Cem Vakfı Çorlu Şube Başkanı aynı zamanda Trakya Bölge Koordinatörü Ümit Tandoğan, Bulgaristan’ın Harmanlı bölgesinde, Kapıkule Sınır Kapısı’na yaklaşık 30 kilometre mesafede bulunan Bogomil (eski adıyla Tekke) köyündeki Hızır Baba Türbesi’ni ziyaret etti.
Balkanlar’daki Bektaşi inanç ve kültür mirasının önemli yapılarından biri olan Hızır Baba Türbesi, yüzyıllardır bölgede varlığını sürdüren önemli bir inanç merkezi olarak dikkat çekiyor. Kaynaklarda Hıdır Baba adıyla da anılan Hızır Baba’nın, Horasan erenlerinden olduğu ve asıl adının Hıdır olduğu aktarılmaktadır. Rivayetlere göre Hızır Baba, Edirne’nin fethi döneminde, Hicri 763 (Miladi 1361) yılında bir Hıdırellez günü bölgeye gelerek burada postunu sermiş ve yerleşmiştir. İstanbul’u Belgrad’a bağlayan tarihî askerî kervan yolu üzerinde bulunan tekkede, gelip geçen yolculara ve ihtiyaç sahiplerine yardım ettiği, insanların dertlerine “Hızır gibi yetiştiği” için zaman içerisinde Hızır Baba adıyla anıldığı belirtilmektedir.
HIZIR BABA TÜRBESİ İSE KAPSAMLI BİR RESTORASYON VE İHYA ÇALIŞMASINI BEKLEMEKTEDİR
İlk dönemlerinde küçük bir tekke ve yatır şeklinde olduğu ifade edilen yapı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yeniden ihya edilmiştir. Türbenin kapısında bulunan kitabeye göre bugün ayakta olan sekizgen türbe Hicri 947 (Miladi 1541) yılında yaptırılmıştır. Geçmişte geniş bağ ve bahçelere sahip olduğu belirtilen Hızır Baba Tekkesi’nde meydan evi, derviş odaları, misafirlerin ağırlandığı bölümler ve çeşme bulunduğu; ancak bu yapıların büyük bölümünün günümüze ulaşamadığı aktarılmaktadır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından Bulgaristan sınırları içerisinde kalan tekkede Bektaşi babalarının 1920’li yıllara kadar hizmetlerini sürdürdükleri belirtilmektedir. Günümüzde tekkenin meydan evi bölümü harabe durumunda bulunurken, tescilli kültür varlığı olan Hızır Baba Türbesi ise kapsamlı bir restorasyon ve ihya çalışmasını beklemektedir.
YÜZLERCE YILLIK DEĞERLERİMİZİN KORUNMASI, RESTORE EDİLMESİ VE YENİDEN ZİYARET EDİLEBİLİR HALE GETİRİLMESİ İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUĞU YERİNE GETİRMELİYİZ
Ziyaret sırasında tarihî yapıyı ve çevresini inceleyen Ümit Tandoğan, Balkanlar’da yüzyıllardır varlığını sürdüren Alevi-Bektaşi inanç ve kültür mirasının korunmasının büyük önem taşıdığını belirterek, bu tür tarihî mekânların gelecek kuşaklara aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Tandoğan, “Balkanlar’daki inanç merkezlerimiz yalnızca geçmişimizin izlerini taşıyan yapılar değildir. Buralar inancımızın, kültürümüzün ve Balkanlar’daki tarihimizin yaşayan hafızasıdır. Hızır Baba Türbesi gibi yüzlerce yıllık değerlerimizin korunması, restore edilmesi ve yeniden ziyaret edilebilir hale getirilmesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
İMDAT ŞAHİN


